Malatya hangi bölgede | Sohbet44.COM

Malatya hangi bölgede

Malatya hangi coğrafi bölgededir
Malatya ilimiz hangi bölgededir

Malatya, Türkiye’deki 81 ili oluşturan illerden birisidir. Doğu Anadolu Bölgesi’nin Yukarı Fırat Bölümü’nde bulunur. Bulunduğu konumda bölgenin en gelişmiş şehridir.[2] İlk olarak Hitit döneminde kurulmuştur. O günden bugüne el değiştirerek yıkılıp yeniden yapıla
rak günümüze kadar gelmiştir
Malatya Gezilecek Yerler
Malatya Gezilecek Yerler Neresidir
Malatya Gezilecek Mekanlar

Malatya – Doğunun İncisi

Arazisinin engebeli oluşundan dolayı Malatya, yakın tarihe kadar ulaşımı zor bir ilimizdi. Şu an Malatya’ya ulaşım kara, hava ve demiryolu, Malatya, İç Anadolu’dan ve Akdeniz Bölgesi’nden gelerek Güneydoğu Anadolu’ya yönelen kara ve demir yolları üzerindedir. Malatya, hava yolu ile Ankara ve İstanbul’a, kara ve demir yolları ile ülkemizin bütün illerine doğrudan bağlıdır. Hatta kısmen de yapay Karakaya Baraj Gölü üzerinden su yolu ile de sağlanmaktadır. İl merkezine 30 km. uzaklıktaki Erhaç Havaalanı’ndan, THY’nın belirlediği yaz ve kış tarifelerine göre, Ankara ve İstanbul’a uçak seferleri yapılmaktadır. Asfalt yollarla, başta büyük kentler olmak üzere, yurdun dört bir yanma düzenli otobüs seferleri vardır. Ayrıca, Malatya, demiryolu ile çevre illere ve diğer bölgelere bağlanmıştır.

Yapımına hız verilen Malatya-Adıyaman karayoluyla, bu iki il arasındaki mesafe 75 km daha kısalmış olacak, GAP’a ve güneydeki komşu devletlerimize en kısa yoldan ulaşılabilecektir.

Binlerce yıllık tarihi eserleri ve eşsiz doğal güzellikleri sunan turizm kenti… Kayısı, tekstil ağırlıklı sanayisi, dinamik ekonomisi, 800 bini aşan nüfusu, Türkiye’nin dört bir yanına açılan yolları, tarihi ve kültürel değerleriyle Malatya Doğu Anadolu’nun turizmde söz sahibi illerinden birisi olmak istiyor. Pütürge İlçesi Tepehan beldesi üzerinden ulaşılan Nemrut ile Eskimalatya ve Aslantepe ve Arkeoloji Müzesi’nde bulunan eserler kültür turizminin, zenginlikleri olarak dikkat çekerken; Sultansuyu, Karakaya Barajı ve Levent Vadisi doğa turizmi kapsamında Malatya’nın keşfedilmeyi bekleyen değerleridir.

DOĞAL GÜZELLELİKLER VE MESİRE YERLERİ

Orduzu Pınarbaşı

Orduzu Pınarbaşı, Malatya merkezinde adı en çok bilinen mesire yeridir. MalatyaElazığ karayolu üzerinde, merkeze 5 km. mesafede Bahçebaşı (Orduzu) semtinde kaynak sularının önüne set çekilerek bir gölet oluşturulmuştur. Yamaçları çam ağaçlarıyla çevrili olan bu yer yaz aylarında şehir halkının dinlenme yeridir. Yazın sıcak günleri Malatyalılar ve zaman zaman da dışarıdan gelenler Pınarbaşı’na akın eder ve göl kenarında piknik yapıp dinlenirler. Yazlık gazinolar, Malatya Belediyesi tarafından göl kenarında yaptırılan dinlenme tesisleri ve Mişmiş park’ta inşa edilen Kayısı Fuarı alanı Orduzu Pınarbaşı’nı, kentimizin en gözde dinlenme alanı haline getirmiştir.

AV TURİZMİ VE BALIKÇILIK

Malatya’da kara avcılığının yanı sıra, Karakaya Baraj Gölünde su ürünlerinin yetiştirilmesi, balıkçılığın gelişmesini sağlamıştır. Kara avcılığı, keklik avına dayanır, ilin her bölgesinde dağlık ve meşelik kesimlerdeki kekliklerin bilinçsizce avlanması, bu hayvanın sayısında azalmaya yol açmıştır. Arapgir ve Pütürge ilçesinde yaban domuzu ve tavşan avlanması da yapılmaktadır.

Su avcılığı için Fırat Nehri, Tohma Çayı ve Karakaya Baraj Gölü’nden yararlanılmaktadır. Söz konusu yerlerdeki avcılık, yöre insanına ekonomik katkı sağlamaktadır.

Darende, Otuz Yapraklı Gül Şehri

Darende de, her adımda tarihten bir esere rastlamak mümkündür. Bu eserlerin bir çoğu Zaviye Mahallesinde bulunmaktadır.

Bunlar; Zengibar Kalesi, Hüseyin Paşa Hamamı, Eski Çarşı (Bedesten) , Şeyh Hamid-i Veli (Somuncu Baba) Camii ve Külliyesi, Füzeyi andıran minaresiyle ünlü Abdurrahman Erzincani Camii, Karşıyaka’da bulunan Seyyid Abdurrahman Gazi Camii, Yenice deki Maşat Tepe Tümülüsü (bu tümülüsten 2800 yıllık olduğu sanılan bir kadın mumyası çıkartılmış olup mumya halen Malatya müzesindedir) , Dulkadiroğulları, Selçuklu ve son Osmanlı Mimarilerini yansıtan 7 adet camisiz minareleri, Hasan Gazi Şehitlik Anıtı , Balaban Evleri, Tohma Çayı üzerinde bulunan tarihi taş köprüleri ve Kudret Hamamı (Gevr hamamı)’ nı sayabiliriz.

Ayrıca; görenlerin hayranlıklarını gizleyemedikleri ünlü Günpınar Şelalesi, Yeni köy ile Başdirek köyleri arasında bulunan Aslan Taşlar, Ozan köyümüzdeki Roma devrinden kaldığı sanılan 6 x 6 x 7 ebadındaki Anıt Mezar ile Balaban içmeceleri gezip görmeye değer yerlerdendir.

Darende’nin zengin bir turizm potansiyeli olduğu söylenebilir. Darende bir tarih ve kültür şehridir.

Tarihi, kültürel ve turistik değerlere sahip olan İlçenin önemli bir gelir kaynağıdır , turizm. Yöre özellikle doğa ve inanç turizmi açısından zengin bir potansiyele sahiptir. Bu potansiyelin değerlendirilmesi tanıtım, ulaşım, konaklama gibi turistik altyapı hizmetlerine bağlıdır.

Darende-Somuncu Baba Tanıtım Merkezi, 2005 yılı Haziran ayında, düzenlenen Kültür Etkinlikleri çerçevesinde halkın istifadesine sunulmaya başlanmıştır. İlçenin tarihi, kültürel ve turistik değerlerinin böyle bir tanıtım merkezinde sergilenmesi yörenin turizm faaliyetleri adına atılmış önemli adımlardan birisidir. Zengibar Karakucak Güreşleri ile Somuncu Baba ve Hulusi Efendi Kültür Etkinlikleri ilçenin tanıtımı için önemli organizasyonlardır.

70 yatak kapasiteli dört yıldız ayarında hizmet veren Tiryandafil Otelin hizmete girmiş olması turizm açısından kayda değer önemli bir gelişmedir. İlçenin ekonomisi tarım hayvancılığa dayalıdır. Yetiştirilen başlıca tarımsal ürünler, arpa, buğday, şeker pancarı, nohut, patatestir. Sulak kesimlerde de sebzecilik yapılmaktadır. İlçe meyve bahçeleri ile ünlü olup, dut, kayısı ve üzüm önde gelmektedir. Hayvancılıkta sığır, koyun ve kıl keçisi besiciliği yapılmaktadır. İlçe topraklarında krom ve demir yatakları vardır.

İlçenin en büyük gelir kaynağı kayısı olup, 1 buçuk milyon civarında kayısı ağacı vardır. Malatya’nın toplam kayısı üretiminin 4’te birini karşılayan Darende sadece Türkiye’ye değil, dış ülkelere de kayısı satıyor. Mişmiş diye de tabir edilen kayısı, tam bir şifa deposu, kalpten üreme sistemine, böbrek, mide ve bağırsak rahatsızlıklarından kansere, kansızlıktan kemik hastalıklarına kadar iyi gelmektedir.

Geçmişte Timelkia, Tiranda, Tiryandafil, Derindere, sonraları da Darende ismi ile anılmıştır. İlçe yüzyıllar boyunca bir kültür ve ticaret merkezi olmuş, stratejik özelliğini her zaman korumuş. İlçenin sembollerinden Zengibar adıyla anılan Darende Kalesi bunun kanıtlarından biridir.

Darende tarihi yönden olduğu kadar turizm yönünden de son derece zengin bir yapıya sahiptir. İlçenin 20 km. güneybatısında, Yeniköy mevkiindeki Aslantaşlar bulunmaktadır.

Koca Ragıp Paşa’nın “Olamazsın Beş Beldenin Birinden” sözü ile Osmanlıca tabirle Belde-i Hamse-i Mutahhara yani Temiz seçilmiş Beş Belde içerisinde; Divriği, Gürün, Eğin, Arapgir ve Darende’yi kastetmiş ve asırlardır bu tabir dilden dile aktarılarak bugünlere kadar gelmiştir.

Tarihi olarak bakıldığında ise Darende 7000 yıllık tarihi bir geçmişe sahiptir. Hititlerin yerleştiği buraya Asurlular hâkim olmuş, Mezopotamya ile Anadolu arasındaki ticaret merkezlerini ellerinde tutabilmek için Tohma Suyu boyunda koloniler kurmuşlardır. Sonraki yıllarda Persler tarafından işgal edilmiş, buradaki Zengibar Kalesini askeri üs haline getirmişlerdir. Darende’nin ilk yerleşim bu kalenin içerisinde idi. Makedonyalılardan sonra Romalılar ve Bizanslılar yöreye egemen olmuştur. VIII. yüzyıldan sonra Araplar buraya hâkim olmuş ve Zengibar Kalesindeki yerleşimi kültür ve ticaret merkezi haline getirmişlerdir.

Aslantepe Höyüğü

Aslantepe höyüğü Malatyanın yeşil ve şirin kasbası Orduzu Belediyesi sınırları içindedir.
Aslan tepe Höyüğü, binlerce yıl üstüste yığılan pek çok yerleşim tabakasından oluşmaktadır. M.Ö. 5 bin yıllarından M.Ö 712 tarihindeki asur istilasına kadar şehir olarak varlığını sürdüren tepe daha sonra uzunca bir süre terk edilmiştir. M.S. 5-6 yüzyıllar rasında ise Romalılar tarafından olarak kullanılmış ve daha sonra Bizans nekrapolü(mezarlık) olarak yerleşimini tamamlamıştır.

İlk kazılar 1930’lu yıllarında Fransız arkeologlar tarafından yapılmıştır. Kazılarda taş üzerine alçak kabartma ile dekore edilmiş avlu ve giriş kapısının iki yanında iki aslan heykeli ve karşısında devrilmiş bir kral heykeli ile Geç-Hitit Sarayı bulunmuştur. Bu eserler hala Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesinde sergilenmektedir.

1961 yılından günümüze kadar devam eden ve İtalyan ve Roma “La Sapianz Üniversitesi” arkeologları tarafından yapılmakta olan kazılar, Aslantepenin tarihini daha erken dönemlere taşıyark önem kazanmasını sağlamışlardır. Höyükte yapılan kazılar sonucunda M.Ö. 3300-3000 yıllarına ait bir kerpiç ssray M.Ö.3600 – 3500 yıllarına ait bir tapınak , binlece guzel mühür baskısı kaliteli metal eserler bulunmuştur.Elde edilen veriler göstermektedir ki; o dönemde Aslantepe , aristokrasinin doğduğu ve ilk devlet şeklinin ortaya çıktığı resmi, dini ve kültürel bir merkezdir.

M.S. 5000 yılın sonundan M.S. 4000 sonuna kadar olan zaman süresi içinde güneydeki önemli tarihsel olayların da belirgin olarak yansıdığı Malatya’nın bu bölgesi, her ne kadar Yukarı Mezepotamya’nın bir parçasını oluşturmaktaysa da tam anlamıyla yerel özelliklerini yitirmemiştir.

M.Ö 2000 yılında Aslantepe, Fırat Nehrine doğru genişleyen Hitit İmparatorluğu’nun şehri olarak kullanılmış. Tepenin Kuzey Doğu yamacına açılan şehr kapısı ve galarisi ile Orta Anadolu Hitit kentlerine benzyen, etrafı toprak urla çevrili bir Hitit şehridir.

M.Ö 1200 yıllarında Hitit imparatorluğu’nun çöküşünde Doğu Anadolu Geç Hitit başkenti olarak Aslantepe Asur kralı Sargon tarafından tamamen yakılıp yıklımıştır.

Uzunca bir dönem terk edilen sonra, Malatya ovasına gelip Eski Malatya ya gelip yerleşen Romalılar, buluntulara göre höyük üzerinde basit bir yerleşim kurmuşlardır. Daha sonra Bizans döneminde höyük nekropol (mezarlık) alanı olarak kullanılmıştır.

Yeryüzünü İlk Medeniyeti Aslantepe mi?

Türkiye’nin Roma Büyükelçiliği’nde bilim adamlarına ‘Anadolu ve Devletin Doğuşu’ başlıklı bir brifing veren İtalyan arkeolog Prof. Dr. Marcella Frangipane, “Bilinenin aksine ilk medeniyet Mezopotamya’da değil, Anadolu’da kurulmuştur.” diyor.

Köfte zengini kent Malatya

Köfte denince ilk akla gelen Tekirdağ oluyor. bunun yanında İnegöl köftesi de meşhurdur, Adapazarı`nın da ıslama köftesi tabiki.. Ama bir ilimiz var ki 130 çeşit köftesi var. Hangi il bu?

130 çeşit köftesiyle adeta “Köfte diyarı“ olan Malatya`da köfteler, sarma, dolma ve yuvarlama yapmak üzere üç başlık altında yapılıyor. Malatya`da en fazla “analı kızlı“, “kaburga dolması“, “dut yaprağı sarması“ köfteleri tüketiliyor ve kent dışından gelen misafirlere ikram ediliyor.

AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, Malatya`da bulgurdan her çeşit köfte yapılıyor. Çeşitli sebze yapraklarının arasına bulgurla birlikte hazırlanmış sosları doldurarak 28 çeşit sarma köfte, patlıcan-biber gibi bazı sebzelerin içi bulgur ve etle doldurularak 30 çeşit dolma köfte ve bulgurla etin yoğurulması ile elde edilen karışımın elle şekillendirilmesiyle 72 çeşit yuvarlama köfte yapılıyor.

Karasal iklimi yaşayan ve bu nedenle bol miktarda tahıl tarımı yapılan kentte bulgur, mutfağın önde gelen besin maddesini oluşturuyor. Arvat köftesi, ayva yaprağı köftesi, batırma köftesi, biber yaprağı, biberli sarma, bakla yaprağı, fasulye yaprağı, çelem yaprağı, çiğ köfte, dut yaprağı, ebe kümeci, elma yaprağı, erik yaprağı, fakir ıspanağı, fındık yaprağı, Halep köfte, kabak çiçeği, kiraz yaprağı, etli lahana sarması, sade lahana sarması, pöçüklü lahana sarması, marul sarması, menekşe yaprağı, pancar yaprağı ya da pezüklü, sarmaşık yaprağı, sığır dili köftesi, tevek ya da asma yaprağı sarması ve vişne yaprağı sarması kentte yapılan sarma köfteler arasında yer alıyor.

-DOLMALAR-

Analı kızlı, ayva dolma, baklalı dolma, bildik, biber dolma, bumbar dolması, cevizli dolma, çelem, domates, patatesli dolma, ıspanaklı dolma, etsiz soğanlı dolma, fasulyeli ya da gavur dolması, gıldirikli dolma, haşhaşlı dolma, İnönü dolması, kabak dolma, kaburga dolması, kendir tohumu, küncülü kavurmalı dolma, mercimekli dolma, pancar yapraklı dolma, pezüklü dolma, pepe kuşlu dolma, pirpirimli dolma, soğanlı dolma, tahtikli dolma, tavşanlı dolma, tirikli dolma ve yavandan dolma Malatya`da yapılan dolma köfteler.

Yuvarlama köfteler de kentte yapılan köfte türlerinden birini oluşturuyor. Bunlar da pat, patlıcanlı, pezüklü, pepekuşlu, pirçekli, pirpirimli, sarımsaklı, sıcak çiğleme, sıkma, sumaklı, Şam kebaplı, şapalak, tiritli, üvezli, yassı, yavan sıkma, kabaklı yoğurtlu, yoğurtlu yavan, yumru, yumurtalı sıkma, kel, yuvarlak, domates sosya sıkma, zobba, ziyaret, adak köfte, ayranlı, aya, ayva yapraklı, baklalı, aklalı kabaklı, biber yapraklı, bulama, bazaar, çatlak, çatma, çıtma, cep, ciğerli, çıngıllı, çirli sıkma, çiğ, çelemli, çırpma, çimdik, domalanlı, etli, elmalı, ekşili, gündüzbey ya da kündübek, yerikli ya da hamile köftesi, erik ekşili, güveği, kilayik sıkma, garı, hamaylı, haşhaşlı top köfte, hırçikli, hıyar kabuklu, Halep, ıspanaklı, kabaklı, kavurmalı, kakırdaklı, karaciğerli, keloğlan, kel, killor, kuru yumru, Kürt, mercimekli, narpuzlu ve nohutlu.


Facebook Profilinde Paylaş
Ekleyen by :
Yorumlar : Yorum Yok
Etiketler :
Okunma Sayısı : 438 kez okunmuş.

Bir Cevap Yazın

sohbet - chat - chat sohbet - sohbet odaları - sohbet siteleri - msn sohbet - bedava sohbet -
Hikaye Sohbet Odaları Sohbet Odaları
XML-Sitemap